veri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
veri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Veri Madenciliği Yöntemleri

 Veri madenciliğinde kullanılan modeller, tahmin edici ve tanımlayıcı olmak üzere iki ana başlık altında incelenmektedir [1].

Tahmin edici modellerde, sonuçları bilinen verilerden hareket edilerek bir model geliştirilmesi ve kurulan bu modelden yararlanılarak sonuçlan bilinmeyen veri kümeleri için sonuç değerlerin tahmin edilmesi amaçlanmaktadır. Tanımlayıcı modellerde ise karar vermeye rehberlik etmede kullanılabilecek mevcut verilerdeki örüntülerin tanımlanması sağlanmaktadır.

Veri madenciliğinde kullanılan yöntemler [2]  

Ayrıca veri madenciliği yöntemlerini denetimli ve denetimsiz olmak üzere iki ana kategoriye ayıranlar da vardır. Veri madenciliğinde iyi tanımlanmış veya kesin bir hedef olduğunda denetimli (supervised) ifadesi kullanılır. Elde edilmesi istenen sonuç için özel bir tanımlama yapılmamışsa veya belirsizlik söz konusu ise denetimsiz (unsupervised) ifadesi kullanılır.

Denetimli ve denetimsiz ifadeleri birbirinin tersidir. Denetimli ve denetimsiz yöntemler sürecin tamamı açısından değerlendirildiğinde;

  • Denetimsiz yöntemler daha çok veriyi anlamaya, tanımaya, keşfetmeye yönelik olarak kullanılan ve sonraki uygulanacak yöntemler için fikir vermeyi amaçlamaktadır.
  • Denetimli yöntemler ise veriden bilgi ve sonuç çıkarmaya yönelik kullanılmaktadır, denilebilir. Bu nedenle denetimsiz bir yöntemle elde edilen bir bilgi veya sonucu, eğer mümkünse denetimli bir yöntemle teyit etmek, elde edilen bulguların doğruluğu ve geçerliliği açısından önem taşımaktadır.

Denetimsiz yöntemlere örnek olarak Faktör Analizi (Factor Analysis), Temel Bileşenler Analizi (Principle Component Analysis), Hiyerarşik Kümeleme (Hierarchical Clustering), K-En Yakın Komşuluk (K-Nearest Neighbor), K-Ortalamalar Kümelemesi (K-Means Clustering), İki Aşamalı Kümeleme (Two Step Cluster), Kohonen Ağları (Kohonen Nets) veya Kendi Kendini Düzenleyen Haritalar (Self-Organizing Maps), Aykırılık Saptama (Anomaly Detection) ve Özellik Seçimi (Feature Selection) algoritmaları sayılabilir [3].

Denetimli Veri Madenciliği tekniklerine karar ağacı algoritmaları arasında yer alan Ki-Kare Otomatik Etkileşim Detektörü (Chi-Square Automatic Interaction Detector/CHAID), Ayrıntılı Ki-Kare Otomatik Etkileşim Detektörü (Exhaustive Chi-Square Automatic Interaction Detector/E-CHAID), Sınıflama ve Regresyon Ağacı (Classification and Regression Tree/CRT), Hızlı, Yansız, Etkili İstatistik Ağacı (Quick, Unbiased, Efficient Statistical Tree/QUEST), C5.0 ile Yapay Sinir Ağları, Doğrusal Regresyon Analizi ve Lojistik Regresyon Modelleri ile Birliktelik Kuralları (Association Rules) arasında yer alan Genelleştirilmiş Kural Çıkarsama (Generalized Rule Induction/GRI), Apriori ve CARMA algoritmaları örnek olarak sayılabilir [3].

Veri madenciliği ile ilgili kullanılan pek çok yöntemin yanına hemen her geçen gün yeni yöntem ve algoritmalar eklenmektedir. Bunlardan bir kısmı onlarca yıldır kullanılan klasik teknikler diyebileceğimiz ağırlıklı olarak istatistiksel yöntemlerdir. Diğer yöntemler de genellikle istatistiği temel alan ama daha çok makine öğrenimi ve yapay zekâ destekli yeni nesil yöntemlerdir.

Veri madenciliği modelleri, gördükleri işlevlere göre temel olarak 3 grupta toplanır. Bunlar:

1- Sınıflama (Classification) ve Regresyon (Regression),

2- Kümeleme (Clustering),

3- Birliktelik Kuralları (Association Rules)’dır.

Sınıflama ve regresyon modelleri tahmin edici, kümeleme ve birliktelik kuralları modelleri tanımlayıcı modellerdir.

Modellerin açıklamalarını bir sonraki Post’ta bulabilirsiniz…

[1] Zhong, N. — Zhou, L., “Methodologies for knowledge discovery and data mining”, Third pacific-asia conference Pakdd-99, Beijing China, (1999).

[2] Kaya, H. ve Köymen, K., “Veri madenciliği kavramı ve uygulama alanları”, Doğu Anadolu Bölgesi Araştırmaları, 159–164 (2008).

[3] Albayrak, A.S. ve Akbulut, R., “Sermaye yapısını belirleyen faktörüler: ĠMKB sanayi ve hizmet sektörlerinde işlem gören işletmeler üzerine bir inceleme”, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 22: 22 (2008).


 

Veri Madenciliği Süreci

 

Büyük veri tabanlarında ilginç ve değerli olan bilgiyi algılamak ve erişmek oldukça zordur. Veri Tabanında Bilgi Keşif sürecinin aşamaları (Knowledge Discovery in Databases) bu değerli, önceden bilinmeyen, kullanılabilir olan bilgiye belirli yöntemler uygulayarak ulaşmada çok büyük rol oynamaktadır. Veri madenciliğinin uygulanabilmesi için kullanılan algoritma bize veri tabanlarında bilgi keşfi sürecinin gerçekleşmesini sağlamaktadır. Bu süreç içerisinde modelin uygulanacağı verilerin özelliklerinin çok iyi bilinmesi gerekmektedir.

Veri madenciliği aynı zamanda bir süreçtir. Veri yığınları arasında soyut kazılar yaparak veriyi ortaya çıkarmanın yanı sıra, bilgi keşfi sürecinde örüntüleri ayrıştırarak süzmek ve bir sonraki adıma hazır hale getirmek de bu sürecin bir parçasıdır. Üzerinde inceleme yapılan işin ve verilerin özelliklerinin bilinmemesi durumunda ne kadar etkin olursa olsun hiç bir veri madenciliği algoritmasının fayda sağlaması mümkün değildir. Bu sebeple, veri madenciliği sürecine girilmeden önce, başarının ilk şartı, iş ve veri özelliklerinin detaylı analiz edilmesidir.

Veri madenciliği sürecinde izlenen adımlar genellikle şöyledir [1]:

  1. Problemin tanımlanması,
  2. Verilerin hazırlanması,
  3. Modelin kurulması ve değerlendirilmesi,
  4. Modelin kullanılması,
  5. Modelin izlenmesi.


 

Veri madenciliği çalışmalarında başarılı olmanın en önemli şartı, projenin hangi işletme amacı için yapılacağının ve elde edilecek sonuçların başarı düzeylerinin nasıl ölçüleceğinin tanımlanmasıdır. Ayrıca yanlış tahminlerde katlanılacak olan maliyetlere ve doğru tahminlerde kazanılacak faydalara ilişkin tahminlere de bu aşamada yer verilmelidir. Bu aşamada mevcut iş probleminin nasıl bir sonuç üretilmesi durumunda çözüleceğinin, üretilecek olan sonucun fayda-maliyet analizinin, başka bir ifadeyle üretilen bilginin işletme için değerinin doğru analiz edilmesi gerekmektedir.

Bu aşama veri madenciliği sürecinin en önemli aşamasıdır. Araştırma probleminin (konusunun) tanımlanması aşaması araştırmanın amacını, mevcut durumun değerlendirilmesini, veri madenciliğinin amaçlarını ve proje planlama sürecinin belirlenmesini kapsamaktadır.

Modelin kurulması aşamasında ortaya çıkacak sorunlar, bu aşamaya sık sık geri dönülmesine ve verilerin yeniden düzenlenmesine sebep olacaktır. Bu durum verilerin hazırlanması ve modelin kurulması aşamaları için, bir analistin veri keşfi sürecinin toplamı içerisinde enerji ve zamanının %50 — %85‟ini harcamasına neden olmaktadır [2].

Bu aşamada firmanın mevcut bilgi sistemleri üzerinde ürettiği sayısal bilginin iyi analiz edilmesi, veriler ile mevcut iş problemi arasında ilişki olması gerektiği unutulmamalıdır. Proje kapsamında kullanılacak sayısal verilerin, hangi iş süreçleri ile yaratıldığı da bu veriler kullanılmadan analiz edilmelidir, bu sayede analist veri kalitesi hakkında fikir sahibi olabilir.

Veri kalitesi, veri madenciliğinde anahtar bir konudur. Veri madenciliğinde güvenilirliğin artırılması için, veri ön işleme yapılmalıdır. Aksi halde hatalı girdi verileri kullanıcıyı hatalı çıktıya götürecektir. Veri ön işleme, çoğu durumlarda yarı otomatik olan ve yukarıda da belirtildiği gibi zaman isteyen bir veri madenciliği aşamasıdır. Verilerin sayısındaki artış ve buna bağlı olarak çok büyük sayıda verilerin ön işlemeden geçirilmesinin gerekliliği, otomatik veri ön işleme için etkin teknikleri önemli hale getirmiştir [3].

Verilerin hazırlanması şu aşamalarından oluşmaktadır:

  • Toplama,
  • Değer biçme,
  • Birleştirme ve temizleme,
  • Örneklem seçimi,
  • Dönüştürme.

Tanımlanan problem için en uygun modelin bulunabilmesi, olabildiğince çok sayıda modelin kurularak denenmesi ile mümkündür. Bu sebeple veri hazırlama ve model kurma aşamaları, en iyi olduğu düşünülen modele varılıncaya kadar yinelenen bir süreçtir. Model kuruluş süreci, denetimli ve denetimsiz öğrenmenin kullanıldığı modellere göre farklılık göstermektedir.

Örnekten öğrenme olarak da isimlendirilen denetimli öğrenmede, bir denetçi tarafından ilgili sınıflar önceden belirlenen bir kritere göre ayrılarak, her sınıf için çeşitli örnekler verilir. Sistemin amacı verilen örneklerden hareket ederek her bir sınıfa ilişkin özelliklerin bulunması ve bu özelliklerin kural cümleleri ile ifade edilmesidir. Öğrenme süreci tamamlandığında, tanımlanan kural cümleleri verilen yeni örneklere uygulanır ve yeni örneklerin hangi sınıfa ait olduğu kurulan model tarafından belirlenir [4].

Denetimsiz öğrenmede, kümeleme analizinde olduğu gibi ilgili örneklerin gözlenmesi ve bu örneklerin özellikleri arasındaki benzerliklerden hareket ederek sınıfların tanımlanması amaçlanmaktadır.

Denetimli öğrenmede seçilen algoritmaya uygun olarak ilgili veriler hazırlandıktan sonra, ilk aşamada verinin bir kısmı modelin öğrenilmesi, diğer kısmı ise modelin geçerliliğinin test edilmesi için ayrılır. Modelin öğrenilmesi öğrenim kümesi kullanılarak gerçekleştirildikten sonra, test kümesi ile modelin doğruluk derecesi belirlenir [5].

Bir modelin doğruluğunun test edilmesinde kullanılan en basit yöntem basit geçerlilik testidir. Bu yöntemde tipik olarak verilerin %5 ile %33 arasındaki bir kısmı test verileri olarak ayrılır ve kalan kısım üzerinde modelin öğrenimi gerçekleştirildikten sonra, bu veriler üzerinde test işlemi yapılır. Bir sınıflama modelinde yanlış olarak sınıflanan olay sayısının, tüm olay sayısına bölünmesi ile hata oranı, doğru olarak sınıflanan olay sayısının tüm olay sayısına bölünmesi ile ise doğruluk oranı hesaplanır.

Sınırlı miktarda veriye sahip olunması durumunda kullanılabilecek diğer bir yöntem, çapraz geçerlilik testidir. Bu yöntemde veri kümesi rastgele iki eşit parçaya ayrılır. İlk aşamada bir parça üzerinde model eğitimi ve diğer parça üzerinde test işlemi, ikinci aşamada ise ikinci parça üzerinde model eğitimi ve birinci parça üzerinde test işlemi yapılarak elde edilen hata oranlarının ortalaması kullanılır [5].

Bir kaç bin veya daha az satırdan meydana gelen küçük veri tabanlarında, verilerin n gruba ayrıldığı n katlı çapraz geçerlilik testi tercih edilebilir. Verilerin örneğin, 10 gruba ayrıldığı bu yöntemde, ilk aşamada birinci grup test, diğer gruplar öğrenim için kullanılır. Bu süreç her defasında bir grubun test, diğer grupların öğrenim amaçlı kullanılması ile sürdürülür. Sonuçta elde edilen on hata oranının ortalaması, kurulan modelin tahmini hata oranı olacaktır.

Bootstrapping, küçük veri kümeleri için modelin hata düzeyinin tahmininde kullanılan bir başka tekniktir. Çapraz geçerlilikte olduğu gibi model bütün veri kümesi üzerine kurulur. Daha sonra en az 200, bazen binin üzerinde olmak üzere çok fazla sayıda öğrenim kümesi tekrarlı örneklemelerle veri kümesinden oluşturularak hata oranı hesaplanır [6].

Model kuruluş çalışmalarına başlamadan önce, hangi tekniğin en uygun olduğuna karar verebilmek güçtür. Bu nedenle farklı modeller kurarak, doğruluk derecelerine göre en uygun modeli bulmak üzere sayısız deneme yapılmasında yarar bulunmaktadır.


Özellikle sınıflama problemleri için kurulan modellerin doğruluk derecelerinin değerlendirilmesinde basit ancak faydalı bir araç olan risk matrisi kullanılmaktadır. Yanda görülen bu matriste sütunlarda fiili, satırlarda ise tahmini sınıflama değerleri yer almaktadır. Örneğin, fiilen B sınıfına ait olması gereken 46 elemanın, kurulan model tarafından 2'sinin A, 38'inin B, 6'sının ise C olarak sınıflandırıldığı matriste kolayca görülmektedir.

Önemli diğer bir değerlendirme kriteri, modelin anlaşılabilirliğidir. Bazı uygulamalarda doğruluk oranlarındaki küçük artışlar çok önemli olsa da, birçok kuruluş uygulamasında ilgili kararın niçin verildiğinin yorumlanabilmesi çok daha büyük önem taşıyabilir. Çok ender olarak yorumlanamayacak kadar karmaşıklaşsalar da, genel olarak karar ağacı ve kural temelli sistemler model tahmininin altında yatan sebepleri çok iyi ortaya koyabilmektedir.

Kaldıraç oranı ve grafiği, bir modelin sağladığı faydanın değerlendirilmesinde kullanılan önemli bir yardımcıdır. Örneğin, kredi kartını muhtemelen iade edecek müşterilerin belirlenmesi amacını taşıyan bir uygulamada, kullanılan modelin belirlediği 100 kişinin 35'i gerçekten bir süre sonra kredi kartını iade ediyorsa ve tesadüfi olarak seçilen 100 müşterinin aynı zaman diliminde sadece 5'i kredi kartını iade ediyorsa kaldıraç oranı 7 olarak bulunacaktır [7].

Kurulan modelin değerinin belirlenmesinde kullanılan diğer bir ölçü, model tarafından önerilen uygulamadan elde edilecek kazancın bu uygulamanın gerçekleştirilmesi için katlanılacak maliyete bölünmesi ile elde edilecek olan yatırımın geri dönüş oranıdır.

Kurulan modelin doğruluk derecesi ne denli yüksek olursa olsun, gerçek dünyayı tam anlamı ile modellediğini garanti edebilmek mümkün değildir. Yapılan testler sonucunda geçerli bir modelin doğru olmamasındaki başlıca sebepler, model kuruluşunda kabul edilen varsayımlar ve modelde kullanılan verilerin doğru olmamasıdır. Örneğin, modelin kurulması sırasında varsayılan enflasyon oranının zaman içerisinde değişmesi, bireyin satın alma davranışını belirgin olarak etkileyecektir [5].

Kurulan ve geçerliliği kabul edilen model doğrudan bir uygulama olabileceği gibi, bir başka uygulamanın alt parçası olarak kullanılabilir. Kurulan modeller, kullanıldığı alanda amaçlanan problem çözümleri için anlamlı örüntüler ve değerlendirmeler oluşturmalıdır.

Zaman içerisinde bütün sistemlerin özelliklerinde ve dolayısıyla ürettikleri verilerde ortaya çıkan değişiklikler, kurulan modellerin sürekli olarak izlenmesini ve yeniden düzenlenmesini gerektirecektir. Tahmin edilen ve değişkenler arasındaki farklılığı gösteren grafikler model sonuçlarının izlenmesinde kullanılan yararlı bir yöntemdir [3].


 

[1] Shearer, C., “The crisp-dm model: the new blueprint for data mining” Journal of Data Warehousing, 5(4), 13–23 (2000).

[2] Piramuthu, S., “Evaluating feature selection methods for learning in data mining applications”, Thirty-First Annual Hawai International Conference on System Sciences, Hawai, 5: 294 (1998).

[3] Kayaalp, K., “Asenkron motorlarda veri madenciliği ile hata tespiti”, Yüksek Lisans Tezi, Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Isparta, 1–45 (2007).

[4] Akbulut, S., “Veri madenciliği teknikleri ile bir kozmetik markanın ayrılan müĢteri analizi ve müĢteri segmentasyonu”, Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara, 1–25 (2006).

[5] Albayrak, M., “EEG sinyallerindeki epileptiform aktivitenin veri madenciliği süreci ile tespiti”, Doktora Tezi, Sakarya Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Sakarya, 56–70 (2008).

[6] Aldana, W.A., “Data mining industry: emerging trends and new opportunities”, Yüksek Lisans Tezi, Massachusetts Institute of Technology, Massachusetts, 11 (2000).

[7] İnan, O., “Veri madenciliği”, Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Konya, 1–50 (2003).

 

Veri Madenciliğini Etkileyen Etmenler ve Veri Madenciliğinde Karşılaşılan Problemler

 

Veri Madenciliğini Etkileyen Etmenler

Veri madenciliği temel olarak beş ana faktörden etkilenir [1]:

Veri

Veri madenciliğinin bu kadar gelişmesindeki en önemli faktördür. Son yirmi beş yılda sayısal verinin hızla artması, veri madenciliğindeki gelişmeleri hızlandırmıştır. Bir taraftan veri tabanlarında hızla artmakta olan veriler bulunmakta iken diğer taraftan bu verilerle uğraşan bilim adamları, mühendisler ve istatistikçilerin sayısı aynı kalmış veya sağlanan yetkin kişi artışı veri artışına yetişememiştir. Bu yüzden, verileri analiz etme yöntemleri ve teknikleri otomatikleştirilmiş olarak geliştirilme ihtiyacı doğmuştur.

Donanım

Veri madenciliği, sayısal ve istatistiksel olarak büyük veri kümeleri üzerinde yoğun işlemler yapmayı gerektirir. Gelişen bellek kapasitesi ve işlem hızı sayesinde, birkaç yıl önce madencilik yapılamayan veriler üzerinde çalışmak mümkün hale gelmiştir.

Bilgisayar ağları

Yeni nesil İnternet, çok yüksek hızlarda bilgiye erişime izin vermektedir. Böyle bir bilgisayar ağı ortamında, dağıtık verileri analiz etmek ve farklı algoritmaları kullanmak mümkün olmaktadır. Bundan 20 yıl önceki bilgisayar ağları teknolojisinde hayal edilemeyenler artık yapılabilmekte ve buna bağlı olarak, veri madenciliğine uygun ağların tasarımı da oluşturulabilmektedir.

Bilimsel hesaplamalar

Bilim adamları ve mühendisler, simülasyonu, bilimin üçüncü yolu olarak görmektedirler. Veri madenciliği ve bilgi keşfi; teori, deney ve simülasyonu birbirine bağlamada önemli bir rol almaktadır.

Ticari eğilimler

Günümüzde, işletmeler rekabet ortamında varlıklarını koruyabilmek için daha hızlı hareket etmeli, daha yüksek kalitede hizmet sunmalı, bütün bunları yaparken de minimum maliyeti ve en az insan gücünü göz önünde bulundurmalıdır. Bu tip hedef ve kısıtların yer aldığı iş dünyasında veri madenciliği, temel teknolojilerden biri haline gelmiştir. Çünkü veri madenciliği sayesinde müşterilerin ve müşteri faaliyetlerinin yarattığı fırsatlar daha kolay tespit edilebilmekte ve riskler daha açık görülebilmektedir.


 

Veri Madenciliğinde Karşılaşılan Problemler

Büyük hacimli verilerin bulunduğu veri ortamlarında büyük sorunlar ortaya çıkabilir. Bu sebeple küçük veri kümelerinde, benzetim ortamlarında hazırlanmış veri madenciliği sistemleri, büyük hacimli, eksik, gürültülü, boş, atık, aykırı veya belirsiz veri kümelerinin bulunduğu ortamlarda yanlış çalışabilir. Bu nedenle veri madenciliği sistemleri hazırlanırken bu sorunların çözülmesi gerekmektedir. Veri madenciliği uygulamalarında karşılaşılabilecek sorunlar söyledir.

Artık veri

Artık veri, problemde istenilen sonucu elde etmek için kullanılan örneklem kümesindeki gereksiz niteliklerdir. Problemde belirtilen veri kümesi, eldeki probleme uygun olmayan veya artık nitelikler içerebilir. Bu durum pek çok işlem sırasında karşımıza çıkabilir. Örneğin, eldeki problem ile ilgili veriyi elde etmek için iki ilişkiyi birleştirirsek elde edilen ilişkide kullanıcının farkında olmadığı artık nitelikler bulunur. Artık nitelikleri elemek için geliştirilmiş algoritmalar özellik seçimi olarak adlandırılır Özellik seçimi, tümevarıma dayalı öğrenmede budama öncesi yapılan işlem, hedef bağlamı tanımlamak için yeterli ve gerekli olan niteliklerin küçük bir alt kümesinin seçimi problemidir. Özellik seçimi yalnız arama uzayını küçültmekle kalmayıp, sınıflama işleminin kalitesini de arttırır [2].

Belirsizlik

Yanlışlıkların şiddeti ve verideki gürültünün derecesi ile ilgilidir. Veri tahmini, bir keşif sisteminde önemli bir husustur.

Boş veri

Bir veri tabanında boş değer, birincil anahtarda yer almayan herhangi bir niteliğin değeri olabilir. Boş değer, tanımı gereği kendisi de dahil olmak üzere hiçbir değere eşit olmayan değerdir. Bir çokluda eğer bir nitelik değeri boş ise o nitelik bilinmeyen ve uygulanamaz bir değere sahiptir. Bu durum ilişkisel veri tabanlarında sıkça karşımıza çıkmaktadır. Bir ilişkide yer alan tüm çoklular, niteliğin değeri boş olsa bile aynı sayıda niteliğe sahip olmalıdır. Örneğin, kişisel bilgisayarların özelliklerini tutan bir ilişkide bazı model bilgisayarlar için ses kartı modeli niteliğinin değeri boş olabilir [3].

Dinamik veri

Kurumsal çevrim içi veri tabanları dinamiktir ve içeriği sürekli olarak değişir. Bu durum bilgi keşfi yöntemleri için önemli sakıncalar doğurmaktadır. İlk olarak sadece okuma yapan ve uzun süre çalışan bilgi keşfi yöntemi, bir veri tabanı uygulaması olarak mevcut veri tabanı ile birlikte çalıştırıldığında mevcut uygulamanın da performansı ciddi ölçüde düşer. Diğer bir sakınca ise, veri tabanında bulunan verilerin kalıcı olduğu varsayılıp, çevrim dışı veri üzerinde bilgi keşif yöntemi çalıştırıldığında, değişen verinin elde edilen örüntülere yansıması gerekmektedir. Bu işlem, bilgi keşfi yönteminin ürettiği örüntüleri zaman içinde değişen veriye göre sadece ilgili örüntüleri yığmalı olarak günleme yeteneğine sahip olmasını gerektirir [3].

Eksik veri

Evrendeki her nesnenin ayrıntılı bir biçimde tanımlandığı ve bu nesnelerin alabileceği değerler kümesinin belirli olduğu varsayılsın. Verilen bir bağlamda her bir nesnenin tanımı kesin ve yeterli olsa idi sınıflama işlemi basitçe nesnelerin alt kümelerinden faydalanılarak yapılırdı. Bununla birlikte, veriler kurum ihtiyaçları göz önünde bulundurularak düzenlenip toplandığından, mevcut veri bilgi keşfi açısından uygun olmayabilir [3].

Örneğin, otomobil arızalarının çözümlenmesi için tek bir otomobil markasının verileri kullanılarak hazırlanan bir veri madenciliği uygulaması, diğer marka otomobiller için doğru çözümler üretemezdi. Bu gibi koşullarda bilgi keşfi modeli belirli bir güvenlik (veya doğruluk) derecesinde tahmini kararlar alabilmelidir.

Eksik veriler veri kümesinin büyüklüğünden ya da doğasından kaynaklanmaktadır. Eksik veriler olduğunda yapılması gerekenler şunlardır:

  • Eksik veri içeren kayıt veya kayıtlar çıkarılabilir.
  • Değişkenin ortalaması eksik verilerin yerine kullanılabilir.
  • Var olan verilere dayalı olarak en uygun değer kullanılabilir.

Eksik veriler, yapılacak olan istatistiksel analizlerde önemli problemler yaratmaktadır. Çünkü istatistiksel analizler ve bu analizlerin yapılmasına imkan veren ilgili paket programlar, verilerin tümünün var olduğu durumlar için geliştirilmiştir. Bu analizler, eksik veri içeren veri kümelerine uygulandıklarında istatistiklerin geçerliliğini düşürmektedir [4].

Farklı tipteki verileri ele alma

Gerçek hayattaki uygulamalar makine öğreniminde olduğu gibi yalnızca sembolik veya kategorik veri türleri değil, aynı zamanda tam sayı, kesirli sayılar, çoklu ortam verisi, coğrafi bilgi içeren veri gibi farklı tipteki veriler üzerinde işlem yapılmasını gerektirir. Kullanılan verinin saklandığı ortam, düz bir kütük veya ilişkisel veri tabanında yer alan tablolar olacağı gibi, nesneye yönelik veri tabanları, çoklu ortam veri tabanları, coğrafik veri tabanları vb. olabilir. Saklandığı ortama göre veri, basit tipte olabileceği gibi karmaşık veri tipleri (çoklu ortam verisi, zaman içeren veri, yardımlı metin, coğrafi, vb.) de olabilir. Bununla birlikte veri tipi çeşitliliğinin fazla olması bir veri madenciliği algoritmasının tüm veri tiplerini ele alabilmesini olanaksızlaştırmaktadır. Bu yüzden veri tipine özgü adanmış veri madenciliği algoritmaları geliştirilmektedir [5].

Gürültülü ve kayıp değerler

Veri girişi veya veri toplanması esnasında oluşan sistem dışı hatalara gürültü denir. Büyük veri tabanlarında pek çok niteliğin değeri yanlış olabilir. Veri toplanması esnasında oluşan hatalara ölçümden kaynaklanan hatalar da dâhil olmaktadır. Bu hataların sonucu olarak veri madenciliğinde birçok niteliğin değeri yanlış olabilir ve bu yanlışlardan dolayı veri madenciliği amacına tam olarak ulaşmayabilir. Bu bilgi yanlışlığı ölçüm hatalarından ya da öznel yaklaşımdan kaynaklanıyor olabilir.

Günümüzde kullanılan ticari ilişkisel veri tabanları, veri girişi sırasında oluşan hataları otomatik biçimde gidermek konusunda az bir destek sağlamaktadır. Eğer veri kümesi gürültülü ise sistem bozuk veriyi tanımalı ve ihmal etmelidir. Deneysel sonuçlar, etiketli öğrenmede makine öğrenim tekniklerinin etiket niteliği üzerindeki gürültülere, diğer koşul niteliklerinde sunulan gürültülere kıyasla, daha duyarlı olduklarını göstermiştir. Buna karşın eğitim kümesindeki nesnelerin nitelikleri üzerindeki en çok %10'luk gürültü miktarı ayıklanabilmektedir [3].

Sınırlı bilgi

Veri tabanları genel olarak basit öğrenme işlerini sağlayan özellik veya nitelikleri sunmak gibi veri madenciliği dışındaki amaçlar için hazırlanmışlardır. Bu yüzden, öğrenme görevini kolaylaştıracak bazı özellikler bulunmayabilir. Bir veri tabanı öngörü oluşturmak için yeterli bilgileri barındırmıyorsa veri tabanından bilgi keşfi yapılamaz. Yetersiz veri problemlere sebep olmaktadır çünkü bazı veriler geçerli etki alanında sunulamaz.

Veri tabanı boyutu

Veri tabanı boyutları büyük bir hızla artmaktadır. Veri tabanı algoritması çok sayıda küçük örneklemi ele alabilecek biçimde geliştirilmiĢtir. Aynı algoritmaların yüzlerce kat büyük örneklemlerde kullanılabilmesi için çok dikkat gerekmektedir. Örneklemin büyük olması, tahminlerin doğruluğu açısından bir avantaj olsa da dikkatsizlikten kaynaklanacak hatalar göz ardı edilemez.

KAYNAKLAR

[1] Akpınar, H., “Veri tabanlarında bilgi keĢfi ve veri madenciliği”. İ.Ü. İşletme Fakültesi Dergisi, 29(1): 1–22 (2000).

[2] İnan, O., “Veri madenciliği”, Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Konya, 1–50 (2003).

[3] Sever, H. ve Oğuz, B., “Veri tabanlarında bilgi keşfine formel bir yaklaşım”, Bilgi Dünyası, 3(2): 173–204 (2002).

[4] İnternet: Hacettepe Üniversitesi “Veri Madenciliğine Giriş” http://yunus.hacettepe.edu.tr/~hcingi/ist376a/6Bolum.doc (2011).

[5] Ching, J.Y., Wong, A.K.C. ve Chan, K.C.C., “Class-dependent discretization for inductive learning from continuous and mixed mode data”, IEEE Transactions on Knowledge and Data Engineering, 17(7): 641–651(1995).